Kapat

Teşvik programı nedir?

Teşvik kelime anlamı itibariyle isteklendirme, özendirme ve yüreklendirme olarak ifade edilebilecek bir sözcüktür. Devlet tarafından yürürlüğe konulan teşvik programı uygulamaları çalışma hayatına ve ekonomiye destek olarak kelimenin anlamı doğrultusunda işlev yürütür. Böylece teşvik programı nedir sorusunu cevaplamak ve üretim ve istihdamı özendirmede kullanılan bir enstrümandır demek kolayca mümkün olabilir.

30.04.2024

Teşvik programı nedir?

Teşvik kelime anlamı itibariyle isteklendirme, özendirme ve yüreklendirme olarak ifade edilebilecek bir sözcüktür. Devlet tarafından yürürlüğe konulan teşvik programı uygulamaları çalışma hayatına ve ekonomiye destek olarak kelimenin anlamı doğrultusunda işlev yürütür. Böylece teşvik programı nedir sorusunu cevaplamak ve üretim ve istihdamı özendirmede kullanılan bir enstrümandır demek kolayca mümkün olabilir.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 2. maddesinde devletin sosyal bir hukuk devleti olduğunu ifade eder. Devletin sosyal bakımdan destek olmayı hedeflediği kesimlere çeşitli destekler ve teşvik programlarını yürürlüğe koyması ise bu çerçevede anayasal bir görev olarak değerlendirilebilir. Böylece yatırımcılara yeni olanaklar sağlanırken geniş kitlelerin refah seviyesi korunmuş ve hatta yükseltilmiş olur.

Sosyal devletin fırsat eşitliği sağlama fonksiyonu üzerinden temellenen teşvik yaklaşımları toplumda nispeten geride kalmaya eğilimli grupların diğerleriyle eşitlenmesini sağlar. Üretmeye ve istihdam yaratmaya yönelik olarak sağlanan teşvikler aynı anda pek çok eve ilave gelir anlamına gelir. Üretimde sağlanan her artış milli gelirin doğrudan artması anlamına geleceği için oldukça değerlidir.

Teşvik programlarının amacı ve kapsamı

Teşvik programlarının amacı temelde dezavantajlı kesimlere destek olmak ve aynı zamanda bazı kesimlere sağlanacak avantajlar ile refahın tabana yayılmasını temin etmek olarak açıklanabilir. Burada ifade edilen amaca yönelik olarak uygulamada KOSGEB, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından geliştirilen teşvik paketleri özellikle önem taşımaktadır.

Yukarıdaki genel tanımın yanı sıra teşviklerin amacı üretimin arttırılmasıdır. Bu doğrultuda işsizliği önlemek, istihdamı artırmak, işçi-işveren ilişkilerini kolaylaştırmak üzere çeşitli programlar uygulanır. Böylelikle işçinin ve işverenin kazancı artar ve üretime katılmaları kolaylaşır. Bütün bunların sonucunda ülkede genel refahın artması hedeflenir.

Teşvik türleri ve uygulama alanları

Teşvik türleri ve uygulamaları işçi, işveren veya girişimciler için ayrı ayrı programlar çerçevesinde olabilmektedir. İşveren teşvikleri arasında başta gelen uygulama prim desteği şeklinde gerçekleşir. Buna göre yapılan ve yasal dayanaklarla oluşturulan uygulamada sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanan işveren hissesinin bir bölümü Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanmaktadır.

İşveren teşvikleri açısından bir başka örnek de genç girişimci teşviki olarak bilinen uygulamadır. Uygulamada 5510 sayılı Kanunun 81. maddesi (k) bendi yasal dayanak olarak kabul edilir. Buna göre 18-29 yaş aralığında olup 01.06.2018 tarihinden itibaren ilk defa işyeri açan gerçek kişilerin asgari ücret alt sınırı üzerinden hesaplanan 4-1/b kapsamındaki sigorta primleri, 1 yıl süreyle Hazine ve Maliye Bakanlığınca karşılanır.

Teşvik uygulamalarının bir başka türü de bölgesel teşviklerdir. Bu teşvik türüne örnek olması bakımından bölgesel yatırım ve istihdama bağlı sigorta primi teşvikinden söz etmek mümkündür. 5510 sayılı Kanunun Ek 2. Maddesinin yasal dayanak olduğu uygulamada yatırımlarda devlet yardımları hakkında kararlar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlara teşvik uygulanmaktadır.

Uygulama ile sigortalı istihdam eden özel sektör işverenleri, kararda belirtilen süre boyunca prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primi işveren hisselerinin tamamı veya belirlenen miktarı tutarında teşvik uygulamasından yararlanabilmektedir. Bu ve diğer teşvik uygulamalarında bazı özel koşulların da bulunduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Teşvik uygulamalarının bir başka örneği de genç, kadın ve mesleki belge sahibi olanların istihdamına yönelik sigorta primi teşvikidir. Uygulama 4447 sayılı Kanunun geçici 10. Maddesi uyarınca yapılır. Bu çerçevede 01.03.2011-31.12.2025 tarihleri arasında işe alınan sigortalıların hesaplanan sigorta primi işveren payının tamamı İşsizlik Sigortası Fonundan karşılanmaktadır.

Teşvik programlarına kimler başvurabilir?

Teşvik programlarına başvuru yapmak için söz konusu uygulamaların kapsam ve koşullarına uygun bir faaliyet içerisinde olmak gerekir. Örneğin, bölgesel teşvik uygulamalarından yararlanacak işletmeler programda belirlenmiş bulunan bölgelerde olmalıdır. Aksi halde başvuruları dahi kabul edilmeyecektir.

Teşvik programlarının özel koşullarının yanı sıra genel koşullardan da söz edilebilir. Bunlar arasında başta gelen örnek sigorta prim borcunun bulunmamasıdır. Varsa bile yapılandırılmış ve düzenli ödeniyor olması çoğu durumda bir şart olarak öne sürülür. Ayrıca kayıt dışı sigortalı çalıştırmıyor olmak ve sahte sigortalı bildiriminde bulunmamak da başvuru koşulları arasında yer alır.

KOSGEB tarafından desteklenen faaliyet alanlarına dahil olanlar da teşvik programlarına başvurabilir. Tıpkı SGK ya da İŞKUR teşvikleri gibi girişimcilere yönelik olarak uygulanan KOSGEB teşvikleri de üretim ve istihdamın artması üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Teşvik programlarının sonuçları ve etkileri

Teşvik programlarının amacı doğrultusunda sonuç üretebilmesinin ön koşulu doğru planlanmış ve doğru uygulanmış olmasıdır. Planlama veya uygulama safhalarında yapılacak yanlışlıklar beklenen sonucun alınmasına mâni olur. Teşvik programlarının beklenen sonuçları arasında bulunan üretimin, istihdamın ve refahın artması toplumsal anlamda büyük faydalar sağlar.

Teşvik programının en önemli etkilerinden birisi de kayıt dışı çalışmanın önlenmesine olan katkısıdır. Pek çok işveren teşvik uygulamalarından yararlanabilmek ve daha yüksek fayda elde edebilmek için çalışanların kayıt altında olacağı ve teşvik elde edeceği programı tercih edecektir. Bu sonuç toplumsal refah artışı ve sosyal güvenlik sisteminin sağlığı açısından değerlidir.

Teşvik programlarının ana hedeflerinden birisi olan istihdamın arttırılması sayesinde piyasaların canlı kalabilmesi sağlanmış olur. İş akitlerini sürdüren işçilerin yanı sıra sisteme yeni işçilerin dahil olmasının sağlanması ile üretim ve istihdam aynı zamanda arttırılmış olur. Bunun piyasalar açısından değeri tartışılmaz seviyede büyüktür.

Teşvik uygulamaları açısından dezavantajlı kitlelerin korunması da önemli bir hedeftir. Teşviklerle cinsiyeti, yaşı ya da sağlık durumu sebebiyle dezavantajlı olan toplum üyelerine fırsat eşitliği sağlanır. Kadınların, gençlerin ve engellilerin iş imkanlarına erişimi kolaylaşır ve sosyal yapı bundan olumlu olarak etkilenir.

Size nasıl yardımcı olabiliriz? Size nasıl yardımcı olabiliriz?